14 Ekim 2012 Pazar

Sebepsiz Yere Gülücüklerin Hazin Sonu.




http://www.youtube.com/watch?v=kxFeBgYipTI




Eğer bizi seven birini sevseydik o da bırakıp gider miydi ?
Hep bizim olmayanı sevmek, değer vermek, ilgi duymak kalbimizin bir görevi sanırım. Ulaşamadığımız kişiler neden hep değerli ki?

Hayatınıza biri girer. Aniden. Kendine alıştırır, güvende hissettirir. Ondan başka birine alışmak istemediğinizi sanırsınız. Gitmemesi, hep sizinle kalması için dua edersiniz. Bir şekilde alışırsınız ona. Etkiler sizi. Seninleyken ne kadar eğlendiğini, güldüğünü, mutlu olduğunu söyler. Belki de gerçekten öyledir, nereden bilebiliriz ki? Siz zaten inanmışsınız bir kere ona, gerisi boş. O belki de gitmeye hazırlanıyordur o sıra. Sessizce, sinsice. Kalp kıracak ya şerefsiz, en acısını arıyordur.

O gidene kadar en güzel günlerini onunla yaşarsın. Sebepsiz yere gülücekler saçarsın etrafına. VE hooop bir bakmışsın, kavgalar başlamış. Sen alttan almaya başlarsın, o daha da üstüne gelir. Ne biliyim bitirmek için bahaneler arar. En küçük bir olayı bile büyütür. "Aşkım uykum geldi yatıyorum ben." dersin, "Hayır uyumayacaksın." der ve uyuduğun için bir sürü laf işitirsin ondan. Halbu ki o saate kadar uyumayıp onunla konuşman bile hata olduğunu zamanla anlayacağının belirtisidir.

Şimdi tekrar soruyorum size, bizi sevenleri elimizin tersiyle itip, bizi istemeyenlere gel diye yalvarmasaydık şu an çok daha mutlu muyduk?


                                                                                                  Gizal Poyrazlar
                                                                                                 @gizalpoyrazlar

7 Ekim 2012 Pazar

Peki Ya Sonra?


http://www.youtube.com/watch?v=rp3Xy2q6TBI



-Yıllardır hayatımdaymışsın gibi.
-Yıllardır hayatımda değilsin ama yıllar sonra yine hayatımda olacaksın.

Evet bu söz.. Hepimizin aslında hayal ettiği tek cümle bu olsa gerek. Ne kadar da inandırıcı değil mi? Bu mesajı bende ilk okuduğumda inanmıştım. Hayaller kurmaya başlamıştım. İleriye dönük şeyler.. Aylar yıllar geçse bile aynı hisler.. Adının ne kadar güzel olduğunu ne zaman o söylese fark edersin. Söyleyiş şekli bir başkadır çünkü. Öyle içten, öyle sevecen. Yanlış bir şey yaptığında biri sana isminle hitap eder ya kızgınca, o söyleyince yüreğin ağzına gelir. Kızmasından ya da bağırmasından değil, gitmesinden korkarsın. O gidince ne yapacağını bilmiyorsun çünkü. Kendini bir hiç yerine koyuyorsun o yokken. Ve yok olduğunu sanıyorsun. Aslında bir baksan çevrene o olmasa da olur. Ama umrunda değil, çünkü onu istiyorsun, sadece onu. Hayatında gülmen gereken onca şey varken sen onun gidişine üzülüyorsun. Çünkü onun bir sözüne o kadar kanmışsındır, o kadar inandırmışsındır ki, o kadar benimsemişsindir ki o sözü, gittiğine inanamazsın. İnanmak istemezsin. Onunla beraber gülmek istersin. Ağlamak bile istersin onunlayken. Yeter ki o olsun nereye gittiğinin önemi yoktur. Sonra yeni yeni kendine geldiğinde tam bir ahmak olduğunu, o şerefsiz için niye bu kadar kendini hırpaladığını düşünerek kendine kızarsın. Fakat sen sakın pişman olma yaşadıklarından tamam mı? Çünkü sen sevdin, sen çabaladın. Tüm sorun onda. Kalpsiz olan o. Kaybeden de o. Bunu unutma.

                                                                                                   Gizal Poyrazlar
                                                                                                  @gizalpoyrazlar